İçeriğe Atla Menüye Atla
logo
MUĞLA
Muğla Valiliği
İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü

Prof.Dr. Ali Koçyiğit'in konuşmacı olarak katıldığı 'Bodrum Yarımadası Depremselliği, Deprem Gerçeği ve Deprem Kaynakları' konulu konferans : 06 Kasım 2017

Bodrum  Herodot Kültür Merkezi'nde, 'Bodrum Yarımadası Depremselliği, Deprem Gerçeği ve Deprem Kaynakları' konulu konferans düzenlendi. ODTÜ öğretim üyesi Prof.Dr. Ali Koçyiğit'in konuşmacı olarak katıldığı konferansı aralarında Bodrum Kaymakamı Bekir Yılmaz, Belediye Başkan Yardımcısı Taner Uslu, Muğla İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Mustafa Temel Kışlalı'nın da aralarında bulunduğu yaklaşık 200 kişi izledi. Prof.Dr. Ali Koçyiğit, şunları söyledi:
"Bodrum 3/4 oranında sağlam kaya zemin üzerinde. Zemin açısından sağlam. Diğer yerlere göre zayıf zemin oranı çok daha düşük. Burada çok katlı binalar da yok. Bu depremden çok fazla etkilenmemiş olmasının ana nedeni, büyük olasılıkla, ana depremin kaynağının deniz içinde ve çok yakın olmamasıdır. Ayrıca, deprem kaynağının Yunanistan'ın İstanköy (Kos) Adası'na doğru eğik olması, o tarafının düşmüş olması dolayısıyla, faya göre konumlanma şanslı olması nedeniyle Bodrum bunu yaşamamıştır. Bodrum içinde karada da faylar var, denizin altını tam bilmiyoruz. Karadaki faylar en fazla 5-6 büyüklüğünde deprem yaratabilir. Daha büyük deprem yaratmaz. Ama onların çok azı etkilenmiş, tetiklenmiş ve 4.5 gibi bir deprem üretmiş zaten. 2014 yılında da Bodrum'un içerisinde de deprem oldu. Şu anda bu ana depreme bağlı olarak yakın gelecekte burada daha büyük bir deprem beklemiyoruz. Burada enerjinin büyük bir kısmı göç etti. Hem ana kaynaktan çıktı hem yakın civarındaki faylar onu kullanıp küçük deprem yarattı. Yani, enerjinin büyük kesimi yüzde 90 burada kullanıldı. Bu nedenle yakın gelecekte deprem beklemiyoruz. Ama çalışılmamış olan faylar var. Onlar gelecekte ne yaratacak onları bilmiyoruz. O fayların çalışılması lazım. Bir de zayıf zeminler var, yani burada sadece sondaj yapmakla sadece bu alüvyon demekle işi halletmiş olmuyorsunuz. Esas ayrım parsel bazında 1/000'lik en fazla 1/5 bin ölçeğinde mikro bölgeleme çalışılması, sismik çalışma ve paleosismoloji yapılması lazım. Bunları kullanarak de deprem tehlike haritası yapılması lazım dedi.